Boşanma Davası: Başlangıçtan Sonuna Kadar Boşanma Süreci
Boşanma davası, evlilik birliğinin hukuken sona erdirilmesini talep etmek için açılan davadır. Türkiye’de boşanma davaları Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümleri çerçevesinde yürütülür. Boşanma süreci, davanın türüne ve tarafların anlaşma durumuna göre değişir. Boşanma davası açmadan önce boşanma sebepleri, hak ve yükümlülükler, mal paylaşımı, çocukların durumu ve tazminat talepleri detaylı şekilde bilinmelidir.
1. Boşanma Sebepleri Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri detaylı olarak belirtilmiştir. Başlıca sebepler şunlardır:
- Şiddetli geçimsizlik veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması
- Haysiyetsiz davranış, sadakatsizlik veya aldatma
- Psikolojik veya fiziksel şiddet
- Evden uzaklaşma veya terk
- Evlenme sırasında gizlenen sağlık sorunları
2. Boşanma Davasının Türleri
Boşanma davaları, tarafların anlaşmasına veya anlaşmazlığına göre ikiye ayrılır:
- Anlaşmalı Boşanma: Taraflar boşanma ve mal paylaşımı konularında anlaşmışsa, dava hızlı şekilde sonuçlanır.
- Çekişmeli Boşanma: Taraflar anlaşamamışsa, dava mahkeme sürecinde deliller ve tanık beyanları ile sonuçlanır.
3. Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Boşanma davası, aşağıdaki adımlarla açılır:
- İlgili aile mahkemesine başvuru
- Dava dilekçesinin hazırlanması (boşanma sebebi, mal paylaşımı, nafaka ve tazminat talepleri belirtilir)
- Gerekli belgelerin eklenmesi (evlilik cüzdanı, kimlik fotokopileri, deliller)
- Mahkeme tarafından duruşma gününün belirlenmesi
4. Boşanma Davasında Deliller ve Belgeler
Boşanma davasında tarafların delilleri büyük önem taşır. Başlıca deliller şunlardır:
- Tanık beyanları
- Yazılı belgeler (mesajlar, e-postalar, tutanaklar)
- Polis raporları veya adli belgeler
- Sağlık raporları (fiziksel veya psikolojik şiddet durumunda)
5. Mahkeme Süreci
Mahkeme süreci şu şekilde işler:
- Duruşma öncesi tarafların çağrılması
- Tarafların beyanlarının alınması
- Gerekirse bilirkişi veya uzman raporları talebi
- Mahkeme tarafından ara kararların verilmesi
- Karar aşaması ve boşanma hükmü
6. Mal Paylaşımı ve Tazminat
Boşanma davasında mal paylaşımı ve tazminat talepleri de gündeme gelir:
- Malların paylaşımı: Evlilik birliği içinde edinilen mal ve hakların paylaşımı yapılır.
- Maddi ve manevi tazminat: Evlilik birliği sırasında eşin uğradığı zararın giderilmesi için talep edilebilir.
- Nafaka: Tarafların ekonomik durumuna göre belirlenir.
7. Çocukların Durumu
Boşanma davalarında çocukların velayeti, bakımı ve maddi desteği önemlidir:
- Çocuğun yüksek yararı göz önünde bulundurulur.
- Velayet, anne veya babaya verilebilir veya paylaşılabilir.
- Çocuk için nafaka belirlenir ve mahkeme kararı ile bağlanır.
8. Boşanma Kararının İcrası
Mahkeme boşanma kararını verdikten sonra taraflar bu karara uymakla yükümlüdür. Kararın icrası şu şekilde olur:
- Mahkeme kararının tebliği
- Mallara ilişkin paylaşımın uygulanması
- Çocuk velayeti ve nafaka ödemelerinin sağlanması
- Gerekirse icra yolu ile kararın uygulanması
9. Boşanma Davasında Avukat Desteği
Aile hukuku ve boşanma davalarında uzmanlaşmış bir avukattan hukuki yardım ve destek almak sürecin olması gerektiği gibi yürütülmesi bakımından büyük bir önem arz eder. Boşanma sürecinde tarafların haklarının korunması, delillerin toplanması, mal paylaşımı ve nafaka taleplerinin doğru şekilde mahkemeye sunulması için profesyonel hukuki destek sağlar.
🌐 mustafakurnaz.av.tr
📞 0 553 405 72 58 – Tıkla Ara
💬 WhatsApp ile İletişime Geç
Sonuç
Boşanma davası, evlilik birliğinin sona erdirilmesini sağlayan yasal bir süreçtir. Tarafların hakları, mal paylaşımı, çocukların durumu ve tazminat talepleri mahkeme sürecinde dikkate alınır.
Boşanma davası en çok merak edilen konuların başında yer alıyor. Aslında hemen herkesin bir fikir sahibi olduğu boşanma davası ile ilgili çok yanlış bilgiler söz konusu olduğundan aşağıda soru cevap şeklinde hazırladığımız boşanma davası sürecinde olanlar için yol gösterici bir rehber olacaktır.
Genel Olarak Boşanma Davaları:
Büyük umutlar ve mutluluklar ile başlayan evlilikler, bazen boşanma ile sonuçlanabilmektedir.
Acıdan kaçınma eğiliminde olan insanoğlunun yüzleşmek zorunda kaldığı en acı verici olaylardan bir tanesidir.
Evlilik her ne kadar acı verici bir olay olsa da, bir o kadar hayatın içerisinde, toplum hayatımızın bir parçası olarak bulunmakta.
Her ne kadar istenmese de; eski dönemlerden bu yana eşler arasında uyumsuzluk öyle ya da böyle bir boşanma olgusu mevcuttur.
Boşanma her ne kadar iki kişinin fiziksel, fikirsel ve duygusal birlikteliklerinin sona ermesi olsa da; boşanmaya bağlı sonuçlar sadece bununla sınırlı değildir.
Boşanma, Sadece “İki Kişinin Ayrılması” Demek Değildir!
Boşanma ile birlikte iki kişi (eşler) dışında çocukların velayet durumu gündeme gelecektir. Çocukların boşanma sonucunda hangi eş ile birlikte kalacağı (velayet), çocuğun velayetini alamayan eş ile çocuk arasındaki görüşme, ziyaret, zaman geçirme (Kişisel İlişki Kurma Hakkı), Çocuğun boşanma davası sürecinde ki bakım ve giderleri (Geçici=Tedbir Nafakası), Boşanma sonrasındaki bakım, eğitim ve diğer giderleri (İştirak Nafakası) konuları gündeme gelecektir.
Yine tarafların boşanma sonucunda birbirlerinden Boşanmaya Bağlı Maddi Tazminat, Boşanmaya Bağlı manevi Tazminat Davası açma hakkı olduğu gibi yoksulluğa düşme ihtimali bulunan eşin diğer eşten nafaka (Yoksulluk Nafakası) isteme hakkı bulunmaktadır.
Tarafların düğününde kadına takılan ziynet eşyaları ile yine takıntıların kime verileceği, boşanma sonucunda çeyiz eşyaları ve ev eşyalarının ne şekilde paylaştırılacağı da gündeme gelecektir.
Özellikle boşanma davasının kesinleşmesi üzerine, eşlerin evlilik süresi içerisinde edinmiş oldukları mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar da ortaya çıkacaktır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus;
Yazımızın başında da belirttiğimiz üzere insanlar mutlu olmak için evlenirler. Evliliğe ve eşine dair büyük umutları bulunmaktadır. Zaten umut ve beklentilerin bulunduğu bir evlilikte boşanma zaman zaman gündeme gelse de, dava aşamasına taşınması zor bir ihtimaldir. Bir başka deyişle, boşanma süreci, evliliğe dair umut ve beklentilerin sona erdiği andan başlar.
Boşanmaya sebebiyet veren olaylar bu umutların, beklentilerin, hayallerin ve güvenin önce azalmasına ve sona ermesine sebebiyet vermektedir.
Boşanmadan Önceki Hayatınız, Boşanmadan Sonraki Hayatınız.
Boşanma davası, kişinin başına gelecek en trajedik, travmatik ve en acı verici olaylardan bir tanesidir.
En çok güvendiğiniz, kendisine büyük umutlar bağladığınız, hayallerinizin odak noktasında bulunan kişi tarafından incitilmekte ve kırılmaktasınız. Böylesi zorlu bir süreç sadece duygusal anlamda değil aynı zamanda geleceğe dair “boşandıktan sonra ne olacak?”, “ben şimdi ne yapacağım?”, “boşanma davasından sonra beni nasıl bir hayat bekliyor?” soruları ile dolu belirsiz bir gelecek korku ve endişesi ile daha da zorlu hale gelmektedir.
Boşanmanın bu duygusal ve psikolojik zorlu süreci yanında; “Boşanma Davası” sürecinin hukuki, teknik yönü de bulunmaktadır.
Boşanma Davası için müracaat eden müvekkillerimize sıklıkla söylediğimiz üzere; hayatınız “Boşanmadan Önceki” ve “Boşanmadan Sonraki” şeklinde ikili bir ayırıma doğru ilerlemektedir.
Boşanma Davası ise, Boşanmadan sonraki hayatınızın en önemli başlangıç noktalarından bir tanesidir. Boşanma davası sonucunda haklarınızı alamamanız ve mağduriyet yaşamanız yeni hayatınıza kötü bir başlangıç olacaktır. Hatta bazı sonuçlara, hayatınız boyunca katlanmak zorunda kalırsınız!
Bu nedenle, boşanma ile birlikte sahip olduğunuz hakların boşanma davası içerisinde tam olarak işlenmesi, haklarınızın tam olarak kullanılması ve dava sonucunda mağduriyetlerin yaşanmaması adına Boşanma Sürecinin konusunda uzman, tecrübeli ve iyi bir boşanma avukatı tarafından yönetilmesi gerekmektedir.
Boşanma Nedir?
Hukuken geçerli bir evliliğin hakim kararı ile sona erdirilmesine boşanma denilmektedir.
Boşanma Davası Nedir?
Mahkeme ya da hakim kendiliğinden bir hukuki uyuşmazlığa bakamaz. Bu uyuşmazlığın dava yoluyla mahkemede ileri sürülmesi gerekmektedir.
En yalın tarifiyle, Boşanma Davası; eşlerden birisinin mevcut evliliğin sona ermesi için, boşanmaya sebebiyet veren olayları (uyuşmazlığı) ve boşanma talebini mahkeme bir dilekçe ile (boşanma dilekçesi) mahkemeye sunmasıdır.
Boşanma sebepleri nelerdir?
Türk Medeni Kanunumuzda Boşanma sebepleri sınırlı sayıda düzenlenmiştir. Yani boşanma sadece aşağıdaki sebeplerin bulunması halinde gerçekleşir. Boşanma sebepleri;
- Zina Nedeniyle Boşanma (TMK. 161. Madde)
- Hayata Kast Nedeniyle Boşanma (TMK. 162)
- Pek Kötü Muamele Nedeniyle Boşanma (TMK. 162)
- Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma (TMK. 162)
- Suç İşleme Nedeniyle Boşanma (TMK. 163)
- Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma (TMK. 163)
- Terk Nedeniyle Boşanma (TMK. 164)
- Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma (TMK. 165)
- Evlilik Birliğinin Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik) Nedeniyle Boşanma (TMK. 166/1)
- Anlaşmalı Boşanma (TMK. 166/3)
- Fiili (Eylemli) Ayrılık Nedeniyle Boşanma (TMK. 166/4)
Şeklinde düzenlenmiştir.
Kaç tür boşanma davası vardır?
Hukukumuzda, Anlaşmalı Boşanma Davası, Çekişmeli boşanma davası olmak üzere iki tür boşanma davası bulunmaktadır.
Çekişmeli Boşanma Davası Ne Demektir?
Boşanma ya da boşanmaya bağlı sonuçlar bakımından (nafaka, tazminat, velayet vs.) konusunda taraflar arasında anlaşmanın bulunmadığı hallerde çekişmeli boşanma davasından söz edilir.
Bir başka ifadeyle; bir boşanma davası anlaşmalı boşanma davası değilse, çekişmeli boşanma davasıdır.
Çeşitli olasılıklardan yola çıkarak, bir boşanma davasında:
- Eşlerden birisi boşanmak istemekte, diğeri boşanmak istemiyor ise;
- Eşler boşanma konusunda anlaşmışlar (her ikisi de boşanmak istiyor), ancak boşanmanın sonuçlarından en az bir tanesi konusunda (Velayet, nafaka, tazminat vs.) anlaşamıyor ise,
- Tarafların anlaşmalı boşanma imkanı bulunmuyor ise; (Anlaşmalı boşanma için aranan 1 yıllık evlilik süresi dolmamış ise, eşlerin anlaşmalı boşanma davasının duruşmasında hazır bulunma imkanları yok ise vs.)
Çekişmeli boşanma davası gündeme gelecektir.
Çekişmeli Boşanma Davasının Aşamaları Nelerdir?
Çekişmeli Boşanma Davasının yargılama aşaması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’da düzenlenmiştir. Buna göre yazılı yargılama usulünün uygulandığı boşanma davalarında aşamalar,
Dilekçeler Aşaması,
Dilekçeler aşamasında taraflar karşılıklı olarak dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi ile ikinci cevap dilekçelerini sunarlar.
Ön İnceleme Duruşması Aşaması,
Ön İnceleme duruşması uyuşmazlığın tespit edildiği, tarafların sulha davet edildiği aşamadır.
Ön inceleme ve ön inceleme duruşması hakkında daha detaylı bilgi için “Boşanma Davasında İlk Duruşma” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Tahkikat Aşaması,
Tahkikat aşaması tanıkların dinlendiği, delillerin toplandığı, bilirkişi incelemesi ile pedagog incelemesinin yapıldığı yani dosyayı aydınlatma adına tarafların iddia ve savunmalarının ispatlamaya çalıştığı aşamadır.
Sözlü Yargılama Aşaması
Sözlü yargılama aşaması dosyanın tümü hakkında tarafların beyanda bulundukları aşamadır.
Sözlü yargılama aşaması için detaylı bilgi için “Boşanma Davasında Son Duruşma” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Hüküm Aşaması
Mahkemece, boşanma davasına ilişkin verilen kararın açıklandığı aşamadır. Mahkeme son duruşmada davaya ilişkin kararını açıklayacaktır.
Olmak üzere 5 (beş) aşamalıdır.
Çekişmeli Boşanma Davası İçin Gereken Evraklar Nelerdir?
Çekişmeli boşanma davası açabilmek için boşanma dilekçesinin hazırlanmış olması ve boşanma dilekçesinin ekine kimlik fotokopisinin eklenmesi yeterli olacaktır.
Yargılamanın ilerleyen aşamalarda delil ve tanık listesi ayrıca sunulacağından delillerin ve tanık listesinin dava açılırken sunulması zorunlu değildir.
Eğer davayı siz açtıysanız, mahkeme veznesinden harç ve masrafların yatırıldığına dair makbuzları da ekleyeceksiniz.
Eğer bir boşanma avukatı aracılığıyla dava açacaksanız avukatınıza “Boşanma Vekaletnamesi” vermelisiniz.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?
Eşlerin, aralarında anlaşarak hazırlayıp, imzaladıkları Anlaşmalı Boşanma Protokolü ile müracaat ederek genel itibariyle tek celsede sonuçlanan boşanma davalarıdır.
“Anlaşmalı Boşanma Davasının Avantajları” başlıklı yazımızda detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanma Davasının Şartları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma Davası Türk Medeni Kanunu 166/3’te düzenlenmiştir. Buna göre;
- Eşler arasındaki evliliğin en az bir yıl sürmüş olması,
- Eşlerin, boşanma ve boşanmanın sonuçları konusunda tam bir mutabakata (anlaşmaya) varmış olması,
- Eşlerin, bu anlaşmayı birlikte duruşmada hazır bulunarak tekrar etmesi,
- Eşler arasındaki bu anlaşmanın hakim tarafından uygun bulunması,
Koşullarının tamamının bir arada bulunması gerekmektedir.
Anlaşmalı Boşanma İçin Bir Yıllık Evlilik Süresi Zorunlu Mudur?
Evet, kanunda bu husus özel olarak düzenlenmiş olup, bir yıllık evlilik süresi dolmadan anlaşmalı boşanma davası açılamaz. Açılır ise mahkeme davayı reddedecektir.
Bu konuda “Anlaşmalı Boşanma Davası İçin İlk Koşul Evlilik Süresi” başlıklı detaylı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Boşanma Davasında Boşanma Protokolü Nedir?
Anlaşmalı boşanma davasında tarafların, boşanma ve çocuklar ile boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin olarak düzenleyip mahkemeye sundukları anlaşma metnidir.
Protokolü inceleyen aile mahkemesi, eğer protokolü uygun bulursa boşanma protokoldeki taraf iradelerine göre gerçekleşecektir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü ve ne şekilde hazırlanacağı konusunda “Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Çekişmeli boşanma davasında protokol olmaz, boşanma dilekçesi olur!
Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanma davası genel itibariyle tek celsede sonuçlanan boşanma davası türüdür. Tabi, burada tüm koşulların sağlanmış olması gerekir.
Anlaşmalı boşanma davası açıldıktan sonra mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak bir hafta ile bir ay sonrasına duruşma günü belirlenir.
Duruşma günü tüm koşulların varlığı halinde boşanmaya karar verilir. Gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi üzerine istinaf süresinin dolmasıyla gerekçeli karar kesinleşir.
Böylesi bir ihtimalde anlaşmalı boşanma davası, 1 ay ile 3 ay arasında sonuçlanmış olacaktır. Ancak süreyi azaltan bir çok faktör bulunmaktadır.
Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Boşanma davaları “Aile Mahkemeleri”nde açılıp görülmektedir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise; Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılır.
Bugün hemen hemen bütün illerde ve büyük ilçelerde Aile Mahkemeleri bulunmaktadır. Nüfusu itibariyle iş yoğunluğu fazla olmayan yerlerde ayrı bir aile mahkemesi kurulmadığından, burada aile mahkemesinin görevine giren davalara asliye hukuk mahkemeleri bakmaktadır.
Boşanma Davası Neredeki Mahkemede Açılır?
Boşanma davasında yetkili mahkeme, boşanma davasının neredeki (hangi şehir, ilçe) mahkemesinin davaya bakacağını ifade eder.
Boşanma davasında yetkili mahkeme,
- Davacı eşin yaşadığı (ikamet ettiği) yer aile mahkemesi,
- Davalı eşin yaşadığı (ikamet ettiği) yer aile mahkemesi
- Eşlerin en son 6 ay birlikte yaşadıkları (ikamet ettikleri) yer aile mahkemesidir.
Davacı davasını bu üç seçenek yerdeki aile mahkemesinde açabilir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi için “Boşanma Davası Nasıl Açılır?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Çekişmeli Boşanma ile Anlaşmalı Boşanma Arasındaki Farklar Nelerdir?
Çekişmeli boşanma ile anlaşmalı boşanma arasındaki en önemli farklar;
- Çekişmeli boşanma davasında kusur araştırması yapılırken, anlaşmalı boşanma davasında bırakın kusuru olaylar bile dava konusu edilmez, yani kimin kusurlu olduğu, eşler arasında neler yaşandığı hususu yargılama konusu edilmez.
- Çekişmeli boşanma davası, anlaşmalı boşanma davasına göre çok uzun sürmektedir. Anlaşmalı boşanma davasında davanın koşulları ve protokol hususunda herhangi bir eksiklik yok ise tek celse (duruşma) de yargılama sonuçlanır.
- Çekişmeli boşanma davasında mahkeme hakiminin hem boşanma konusunda, hem boşanmanın sonuçları konusunda bir karar vermesi gerekecektir. Yani hem tarafların boşanma taleplerinin kabulü ya da reddi yönünde karar verirken hem boşanmanın sonuçları olan velayet, nafaka, tazminat, kişisel ilişki vs. konusunda karar vermesi gerekir.
- Oysa Anlaşmalı boşanma davasında hakim sadece tarafların hür iradesi ile hareket edip etmediği ve protokolün uygun olup olmadığına karar verecektir. Hür irade ile boşanmak istediklerini beyan eden tarafların boşanmalarına ve protokoldeki gibi boşanmalarına karar verecektir. Nafakanın miktarına, tazminatın tutarına müdahale etmeyecektir.
- Anlaşmalı boşanma davalarında tanık, bilirkişi incelemesi, keşif gibi deliller ileri sürülmez. Çekişmeli boşanma davalarında Boşanma Davalarında ileri sürülmesi caiz olan her türlü delil ileri sürülür ve araştırılabilir. Bu da yargılamayı uzatan bir etkendir.
- Anlaşmalı boşanma için bir yıllık evlilik süresi zorunludur. Oysa çekişmeli boşanma davası için böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır.
- Anlaşmalı boşanma davasında eşlerin duruşmada hazır bulunması zorunludur. Oysa çekişmeli boşanma davasında eşlerin duruşmada hazır bulunması gerekmez.
- Anlaşmalı boşanma tek duruşmada (celsede) sonuçlanabilirken, çekişmeli boşanma davası tek celsede sonuçlanmamaktadır. Bu nedenle anlaşmalı boşanma davasında boşanma süreci hızlı, çekişmeli boşanma davasında ise daha uzun sürmektedir.
Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanma davaları tek celsede (tek duruşmada) sonuçlanırken, çekişmeli boşanma davalarında bu süreç daha uzun sürmektedir.
Çekişmeli boşanma davasında yargılama aşamaları yukarıda açıklamıştık. Buna göre; Dilekçeler aşaması, Öninceleme aşaması, Tahkikat aşaması, Sözlü Yargılama aşaması ve Hüküm aşamalarında oluşur.
Dolayısıyla günümüz koşullarında her şey sorunsuz ve gecikmesiz gerçekleşse bile bu süreç en az 1 ila 1,5 yıl sürmektedir. Bu sürece istinaf ve temyiz süreleri dahil değildir.
“Boşanma Davası kaç ay sürer?”, “Boşanma davası kaç yıl sürer?”, “Boşanma davası en fazla ne kadar sürer?” şeklindeki sorularının cevabını, yargılamayı yapan hakim dahi net olarak size söyleyemez. Buradaki sürelerin genel nitelikli olduğunu belirtmekte fayda var.
Boşanma Davasında Davayı İlk Açan Taraf (Eş) Avantajlı Mıdır?
Evet, kesinlikle.
Çünkü özellikle eşlerin ayrı şehirlerde yaşadığı durumlarda davayı ilk açan eş, boşanma davasının hangi mahkemede açılacağını belirlemiş olacaktır. Yukarıda belirttiğimiz üzere, davacı davasını isterse oturduğu yerdeki, isterse davalı eşin bulunduğu yerdeki, dilerse en son 6 ay beraber yaşadıkları yerdeki mahkemede açabilecektir.
Örneğin, eşlerden davacı, boşanmak için ayrıldıktan sonra Hakkari’de yaşamaya başlar, eşi ise İstanbul ilinde yaşıyor ise, davanın nerede görüleceğini davayı açan eş belirlemiş olacaktır. Bu örnekte Hakkari’de dava açılması halinde, davalı eş İstanbul ilinde otursa da Hakkari ilindeki davayı takip etmek için ya Hakkari’ye gidecek ya da avukat aracılığıyla kendisini temsil ettirecektir.
Boşanma davasını, karşı tarafın açmasını beklemek bir çok problemi de beraberinde getirir.
Özellikle bazı boşanma türlerinde dava açmak için, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren hak düşürücü süreler olduğu gibi eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren de bazı hak düşürücü süreler olabilmektedir.
Örneğin eşinin zina ettiğini öğrenen kişi 6 ay davayı açmayıp beklerse, zina sebebine dayalı olarak dava açamayacaktır. Bu durumda bekleyen kişinin dava hakkı ortadan kalkmış olacaktır.
Yine, kendisine fiziksel şiddet uygulanmasına rağmen eşi ile birlikte aynı çatı altında yaşamaya devam eden kişi bu eylemleri affetmiş sayılacaktır. Bu durumdaki kişinin davayı açmak yerine, eşinin dava açmasını beklemek kadar yanlış bir tutum olamaz.
Boşanma Davasında Sosyo – Ekonomik Durum (SED) Araştırması Ne Demektir?
Boşanma davasında kişilerin sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması için kollukça (emniyet ya da jandarma) tarafından yapılan araştırma işlemidir.
Burada kişinin sosyal durumu, nerede yaşadığı, kimlerle yaşadığı, herhangi bir fiziksel engelinin olup olmadığı, yaşamını nasıl idame ettirebildiği, kimlerden ekonomik destek aldığı, adına kayıtlı taşınmaz ya da taşınır olup olmadığı, eğitim durumu vs. gibi konular araştırılacaktır.
Boşanma davasında, mahkeme; boşanma ile birlikte,
- Nafaka (Çocuk ve Eş İçin)
- Maddi Tazminat,
- Manevi Tazminat,
Konusunda bir karar verilecektir.
Bu talepler ise tam olarak matematiksel değil, tarafların sosyo-ekonomik durumu ile orantılı olarak hakimin vicdani kanaatiyle belirlenecektir.
Dolayısıyla nafaka verilip verilmeyeceği, ya da ne kadar verileceği hususunda hakime yol göstermesi bakımından bu araştırmanın yapılması gerekmektedir.
Ancak şunu da ifade edelim ki; sosyo-ekonomik durum incelemeleri tek başına belirleyici olmayıp; mahkemece tarafların ekonomik durumları tapu, trafik tescil, maaş ya da ücret alınıyor ise ilgili kurum ve kuruluşlar ile yazışmalar sonucunda tespit edilerek netleşecektir.
Pedagog İncelemesi Ne Demektir?
Adliyelerde görevli bulunan pedagoglarca çocuğun geçici velayeti ya da boşanma sonucundaki velayeti konusunda gerekli incelemeleri yapmak ve rapor hazırlama sürecine pedagog incelemesi denilmektedir.
Boşanma davalarında velayet hususu konusunda bir uyuşmazlık bulunduğunda, yani her iki eş çocuğun velayetini istiyor ise bu durumda mahkemece çocuğun üstün yararı gereğince
- Çocuğun yargılama süresi içerisinde kimin yanında kalacağı,
- Dava sonucunda çocuğun velayetinin kime verileceği
- Velayet kendisine verilmeyen eş ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasının olası etkileri,
Konularında rapor hazırlaması için mahkemece pedagog incelemesi yaptırılacaktır.
Mahkemelerde görevli bulunan bu pedagoglar çocuğun bulunduğu yerde gerekli incelemeler yapar, çocuk/lar ile görüşmeler yapılır, eşler ile görüşülür ve sonuç olarak çocuğun hangi eş yanında kalabileceği, velayet hususunda varsa sakıncalar belirtilir.
Sosyal İnceleme Raporu (SİR) Nedir?
Yukarıda çocuğun velayeti ve kişisel ilişki kurulması konusunda mahkemece pedagog incelemesi yaptırılacağını açıklamıştık. Pedagoglarca hazırlanan bu raporlara sosyal inceleme raporu (kısaca SİR) denilmektedir.
İşte mahkemece pedagoglarca düzenlenen bu raporlara göre velayet ve geçici velayet hususu düzenlenecektir.
Eğer pedagog incelemesi sırasında çocuğun eşlerden birisi ile görüşmesinin sakıncalı olduğu tespit edilirse kişisel ilişki kurulması konusunda bu husus da dikkate alınacaktır.
Boşanma Davasında Tarafların Duruşmalara Katılması Zorunlu Mudur?
Kural olarak; hiç kimse kendi hakkını kullanmaya zorlanamaz. Ancak sonuçlarına katlanır!
Burada zorunluluk kavramını iki şekilde açıklayarak soruyu cevaplandırmak gerekir.
Bir kişi kendi boşanma davasının duruşmasına katılmaya zorlanabilir mi?
Hayır, hiç kimse kendi hakkını kullanmaya zorlanamaz. Burada ceza yargılamasındaki gibi zorla getirme ya da özellikle sanıklar gibi hakkında yakalama kararı çıkarılması gibi bir durum söz konusu olamaz.
Kişinin kendi boşanma davasının duruşmalarına katılması gerekli midir?
Burada da ikili bir ayırım yapmak gerekir.
Çekişmeli boşanma davalarında: Eğer kendisini bir vekil ile temsil ediyor ise duruşmaya katılmak zorunda değildir. Eğer kendisini vekil ile temsil etmiyor ise, sonuçlarına katlanır. Bu sonuçlar;
Kişi davacı ise; duruşmaya kendisi veya vekili katılmaz ise dava dosyası önce işlemden kaldırılır, üç ay içerisinde yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Kişi Davalı ise; duruşmaya kendisi veya vekili katılmaz ise, duruşmada gerçekleşen ve yokluğunda yapılan usuli işlemlere itiraz edemez.
Anlaşmalı boşanma davalarında ise, her iki tarafın duruşmada hazır olması gerekir. Sadece vekillerin gelmesi yeterli olmayıp tarafların bizzat duruşmada hazır olması gerekir. Aksi takdirde anlaşmalı boşanma gerçekleşemez.
Eşlerden Birisi Boşanmak İstiyor, Diğeri İstemiyor İse Ne Yapılmalıdır?
Boşanmanın gerçekleşmesi için her iki eşin boşanmak istemesi gerekmez. Yani eşlerden birisinin boşanmak istemesi boşanma davası açmak için yeterlidir. Karşı tarafın kabulü gerekmemektedir.
Burada yapılacak tek şey, çekişmeli boşanma davası açmak olacaktır. Kişi boşanma dilekçesi ile birlikte Aile Mahkemesinde dava açacaktır.
Çekişmeli Boşanma Davası, Anlaşmalı Boşanma Davasına Dönüşebilir Mi?
Tabi ki. Taraflar çekişmeli boşanma davası devam ederken, boşanma ve boşanmanın sonuçları konusunda anlaşmaya varırlarsa, aralarında hazırlayacakları protokol uyarınca anlaşmalı boşanmalarını talep edebilirler.
Bu durumda çekişmeli boşanma, anlaşmalı boşanmaya dönüşür.
Anlaşmalı Boşanma Davası, Çekişmeli Boşanma Davasına Dönüşebilir Mi?
Tarafların, Boşanma, Çocuklar ve Boşanmanın mali sonuçları konusunda hazırladıkları Anlaşmalı Boşanma protokolü mahkemeyi bağlamayacaktır. Tarafların duruşmada bu protokolü kabul ettiklerini ve protokoldeki imzanın kendilerine ait olduğunu belirtmeleri gerekmektedir.
Eğer mahkemeye protokol sunmasına rağmen,
- Taraflardan bir tanesi duruşmaya gelmez ise,
- Taraflardan bir tanesi protokoldeki hükümlerden bir tanesini dahi kabul etmez ise,
- Taraflardan bir tanesi duruşmada ben anlaşmalı boşanmak istemiyorum şeklinde beyanda bulunur ise,
Anlaşmalı boşanma gerçekleşmez, Bu takdirde davacının davasını çekişmeli dönüştürmesi gerekir.
Boşanma Kararından Sonra Kimliğimi Ne Zaman Değiştirebilirim?
Boşanma Kararının Nüfus Müdürlüğüne Gönderilmesi : Boşanma kararının kesinleşmesi üzerine mahkemece kararın kesinleşme şerhi hazırlanır ve yazı işleri müdürü ve hakim tarafından imzalanır. Boşanma kararı ve kesinleşme şerhi nüfus müdürlüğüne gönderilecektir.
Boşanma Kararının Nüfus Kayıtlarına İşlenmesi: Nüfus müdürlüğü karar ve kesinleşme şerhindeki bilgiler doğrultusunda boşanan kişilerin nüfus kayıtlarında gerekli değişiklikleri işleyeceklerdir.
Boşanma kararının nüfus kayıtlarına tescil edilmesi sonrasında taraflar yeni kimliklerini alabileceklerdir. Bu süreç kararın kesinleşmesini müteakip bir hafta veya 10 gün kadar sürebilmektedir.