Mirasçı Atanması veya Belirli Mal Vasiyet Etme
Mirasçı atanması ve belirli mal vasiyet etme, bir kişinin ölümünden sonra malvarlığını kime bırakacağını belirlemesine olanak tanıyan vasiyetname türlerindendir. Türk Medeni Kanunu, vasiyetle mirasçı atanması ve mal bırakma hükümlerini açıkça düzenlemiştir.
Mirasçı Atanması Nedir?
Mirasçı atanması, bir kişinin kendi mirasçısı olarak belirli bir kişiyi veya kişileri göstermesidir. Bu işlem vasiyetname ile yapılır ve atanmış mirasçılar, yasal mirasçılardan farklı olarak ölüme bağlı tasarruf yoluyla miras hakkı elde ederler. Mirasçı ataması şu durumlarda önemlidir:
- Yasal mirasçıların dışında bir kişiyi mirasçı yapmak,
- Mirası belirli kişilere bırakmak,
- Vasiyetçinin arzu ettiği adil paylaşımı sağlamak.
Belirli Mal Vasiyet Etme Nedir?
Belirli mal vasiyet etme, vasiyetçinin belirli bir malını, taşınmazını veya taşınırını bir kişiye bırakmasıdır. Bu vasiyetler, mirasçılar arasında adil bir paylaşımın sağlanması ve vasiyetçinin özel arzularının yerine getirilmesi açısından önemlidir.
- Mirasçılar dışında bir kişiye mal bırakma,
- Taşınır veya taşınmaz üzerinde hak devri sağlama,
- Vasiyetin hukuka uygun şekilde yapılması gereklidir.
Vasiyetname Türleri ile İlgisi
Mirasçı atanması veya mal vasiyeti, aşağıdaki vasiyetname türleri ile yapılabilir:
- Resmi Vasiyetname: Noter veya yetkili memur önünde yapılır, iki tanık gereklidir.
- El Yazılı Vasiyetname: Tamamen el yazısıyla yazılmalı, tarih atılmalı ve imzalanmalıdır.
- Sözlü Vasiyetname: Olağanüstü hallerde iki tanık önünde yapılır.
Vasiyet ile Mirasçı Atamanın Hukuki Sonuçları
Vasiyetname ile mirasçı ataması yapıldığında:
- Atanmış mirasçılar, yasal mirasçılar gibi miras hakkına sahip olur,
- Belirli mal vasiyeti geçerli olduğu sürece mirasçılara intikal eder,
- Vasiyetname, şekil ve ehliyet şartlarını sağlamalıdır; aksi halde iptal edilebilir.
Yasal Sınırlamalar
Mirasçı ataması veya belirli mal vasiyeti yaparken dikkat edilmesi gereken hususlar:
- Zorunlu mirasçılar (örneğin çocuklar, eş) hakları ihlal edilemez,
- Vasiyetname geçerli şekilde düzenlenmeli, şekil şartlarına uymalıdır,
- Ehliyet sahibi olmayan veya baskı altında yapılan vasiyetler iptal edilebilir.
Avukat Desteği ve Süreç Yönetimi
Mirasçı atanması veya mal vasiyeti işlemleri, hukuka uygun yapılmazsa ileride iptal davalarına konu olabilir. Deneyimli bir avukat, vasiyetnamenin doğru şekilde düzenlenmesi, mirasçı atamasının geçerliliği ve mal devri süreçlerinde rehberlik eder.
🌐 mustafakurnaz.av.tr
📞 0 553 405 72 58 – Tıkla Ara
💬 WhatsApp ile İletişime Geç
Sonuç
Mirasçı atanması veya belirli mal vasiyet etme, vasiyetçinin iradesini ölümünden sonra yerine getirmesini sağlayan kritik bir hukuki işlemdir. Yasal şartlara uygun olarak yapılması, hem mirasçılar hem de vasiyet edilen kişiler açısından hak kayıplarını önler.
Mirasçı Atanması veya Belirli Mal Vasiyet Etme Nedir?
Bir ölüme bağlı tasarrufun mirasçı atanması mı yoksa belirli bir mal bırakma vasiyetini mi içerdiğinin belirlenmesinde murisin gerçek iradesi esas alınmalıdır. Bu belirleme için, ölüme bağlı tasarrufta işlemin mirasçı atanması veya belirli mal bırakma olduğunu belirten açık ve belli kelime ve deyimlerin kullanılması şart değildir. Terekenin tamamı veya belli (kesirli) bir oranının hak ve borçlarıyla birlikte kişi veya kişilere intikalini anlatan murisin her sözcüğü, her deyimi, o kişinin mirasçı atandığına karine kabul edilir.
Diğer yandan, TMK’nın 598. maddesinin birinci fıkrası yasal mirasçılara verilecek mirasçılık belgesini açıklarken; ikinci fıkrası da lehine ölüme bağlı tasarrufla mirasçı atanması veya belirli mal bırakma vasiyeti yapılan kişi ya da kişilere de talepleri halinde sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verileceğini hükme bağlamış ve verilme koşulu olarak da “mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayacak bir ay içinde itiraz edilmemiş olmasını göstermiştir.
TMK’nın 598. maddesindeki yasal mirasçılara verilecek mirasçılık belgesi ile atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklılarına verilecek belge bir “çekişmesiz yargı” işidir. (HMK’nın m. 382/2-c-6). Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme ise aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi’dir (HMK. m. 383). Bu yasal durum karşısında, murisin ölüme bağlı tasarrufu ya da mirasçının kendi iradesine dayanmayan sebeple mirasçılık sıfatının kaybı, mirasçı sıfatı kazanılması, yasal miras payının kısmen kesirli olarak bir bölümü veya tamamen kaybı veya edinilmesi sonucunu doğuran mirasçılıktan çıkarma (TMK m. 510-512), mirastan feragat (TMK. m. 528.), mirasçı atama (TMK. m. 516.) mirastan yoksunluk (TMK. m. 578-579) gibi hukuki işlem ve durumların sulh mahkemesince çekişmesiz yargı işi olarak verilen yasal mirasçıları gösterir mirasçılık belgesine yansıtılması söz konusu olamaz. Bunun tek istisnası mirasçının kendi iradesine dayanan mirası ret (TMK m. 605/ı) tasarrufudur. Çekişmesiz yargı işi olarak mirasçılık belgesi talep edildiği takdirde, varsa talepden önceki mirası ret durumunun mirasçılık belgesinde payın intikalini gösterir şekilde yansıtılması gerekir. Diğer hallerde, mirasçılığa ve yasal miras payına etki edecek murisin ölüme bağlı tasarruflarının ve mirastan yoksunluk durumunun mirasçılık belgesine yansıtılması işlemlerinin çekişmeli olarak, tereke üzerinde hak sahibi olan ve şeklen hak sahibi gözükenler hasım gösterilmek suretiyle asliye hukuk mahkemesinde açılacak davayla sağlanması gereklidir. Asliye hukuk mahkemesi’nde açılabilecek bu davada uyuşmazlık sadece yasal mirasçının miras payının iptali ve intikalini gösterir bir mahkeme ilamıyla giderilebilecek nitelikteyse “mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi” davası olarak açılabileceği gibi uyuşmazlık bu şekilde giderilemeyecek nitelikteyse, ölüme bağlı tasarrufun ifası olarak bir malvarlığı/eda davası olarak da açılabilir.
Daha önce alınmış mirasçılık belgesi mevcutken yasal veya atanmış mirasçılardan herhangi birinin gerek yasal gerekse atanmış mirasçılık belgesi verilmesi yönünde çekişmesiz yargı işi olarak dava açmasını engelleyen bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
Muayyen (Belirli) Mal Vasiyeti Alacaklısı Olduğuna Dair Belge
Atanmış Mirasçıya veya Vasiyet Alacaklısına Mirasçılık Belgesi Verecek Mahkeme
TMK’nun 598. maddesi gereğince yasal mirasçılara mirasçılık belgesi verilmesi ile atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklılarına belge verilmesi bir “çekişmesiz yargı” işidir. (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382/2-c-6). Çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli mahkeme ise aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir (HMK m. 383)
Atanmış Mirasçının Mirasbırakandan Hakları İntikal Etmesi
Atanmış mirasçıya, buna ilişkin mirasçılık belgesi verilmesi (TMK. md.598/2) yeterli olup, bu nitelikteki belge ile ayni hakların bu kişi adına tapuda (resmi senet düzenlenmeksizin ) tescili mümkündür (Tapu Sicili Tüzüğü md.21/a).Bu durumda davacı; TMK md. 598/2 uyarınca, Sulh Hukuk Mahkemesinden veraset ilamı alarak aynı sonuca ulaşabilecektir. Söz konusu yasal düzenlemeler dikkate alındığında; davacının ikinci talebi olan vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) talebinin dava konusu vasiyetnamenin içeriği itibariyle muayyen mal vasiyeti niteliğinde olmayıp mirasçı atanmasına ilişkin olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekecektir.