Nafaka Davaları Hakkında Geniş Kapsamlı Bilgilendirme

Nafaka davaları, boşanma veya ayrılık sonrası eşlerden birinin ya da çocukların maddi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla açılan davalardır. Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş olan nafaka türleri; yoksulluk, iştirak, tedbir ve yardım nafakası olarak dört başlık altında incelenir.

1. Nafaka Nedir?

Nafaka, bir kimsenin diğerine karşı mahkeme kararıyla ödemekle yükümlü olduğu maddi destektir. Amaç, ekonomik olarak zayıf durumda kalan eşin veya çocuğun yaşamını sürdürebilmesini sağlamaktır.

2. Nafaka Türleri

Türk Medeni Kanunu’na göre nafaka dört ana başlıkta düzenlenmiştir:

  • Tedbir Nafakası: Boşanma veya ayrılık davası devam ederken, eş veya çocuk lehine geçici olarak bağlanır.
  • Yoksulluk Nafakası: Boşanma sonrası yoksulluğa düşecek eş lehine hükmedilen nafakadır.
  • İştirak Nafakası: Boşanma sonrasında çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerinin karşılanması için diğer ebeveyn tarafından ödenen nafakadır.
  • Yardım Nafakası: Yoksulluğa düşen üstsoy, altsoy veya kardeş lehine açılabilen nafaka türüdür.

3. Nafaka Davası Nasıl Açılır?

Nafaka davası, Aile Mahkemesi’ne yazılı dilekçe ile başvurularak açılır. Dava dilekçesinde nafaka türü, talep edilen miktar ve gerekçeler açıkça belirtilmelidir. Tedbir nafakası boşanma davası içinde talep edilebilirken, diğer nafaka türleri bağımsız dava olarak açılabilir.

4. Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?

Mahkeme, nafaka miktarını belirlerken şu unsurları dikkate alır:

  • Tarafların gelir düzeyi,
  • Yaşam standartları,
  • Çocuğun yaşı, eğitim ve bakım giderleri,
  • Ekonomik koşullar ve enflasyon oranı.

Nafaka miktarı, talep edenin ihtiyaçları ile yükümlünün mali gücü arasında adil bir denge kurularak belirlenir.

5. Nafaka Artırımı ve Azaltımı Davası

Zaman içinde yaşam koşulları değiştiğinde, mevcut nafaka miktarının artırılması veya azaltılması için mahkemeye başvurulabilir. Bu tür davalar genellikle gelir değişikliği, enflasyon veya çocuğun ihtiyaçlarının artması gibi nedenlerle açılır.

6. Nafakanın Ödenmemesi Durumunda Ne Olur?

Nafaka ödemeyen kişi hakkında icra takibi başlatılabilir. Mahkeme kararıyla hükmedilen nafakayı ödememek, tazyik hapsi (3 aya kadar hapis cezası) ile sonuçlanabilir. Ayrıca birikmiş nafaka alacakları için icra dairesi üzerinden geçmişe dönük talep yapılabilir.

7. Nafaka Davasında Avukat Desteği

Nafaka davaları, hem ekonomik hem de duygusal açıdan hassas davalardır. Bu nedenle sürecin bir aile hukuku avukatı tarafından yürütülmesi, hem miktar tespiti hem de delil sunumu açısından büyük önem taşır.

8. Av. Mustafa KURNAZ ile Nafaka Davaları

Aile hukuku ve nafaka davalarında uzmanlaşmış bir avukattan hukuki yardım ve görüş kapsamında destek almak sürecin olması gerektiği gibi yürütülmesi bakımından büyük bir önem taşır.

🌐 mustafakurnaz.av.tr
📞 0 553 405 72 58 – Tıkla Ara
💬 WhatsApp ile İletişime Geç

Sonuç

Nafaka davaları, tarafların mali durumları, yaşam koşulları ve çocuğun ihtiyaçları dikkate alınarak değerlendirilir. Sürecin dikkatli yürütülmesi ve profesyonel destek alınması, hem maddi hem de hukuki yönden hak kaybını önleyecektir.

Nafaka boşanmanın mali sonuçlarından birisidir ve belirli koşullar dahilinde yoksulluk, iştirak ve tedbir nafakasına hükmedilebilmektedir. Nafaka türlerine göre nafaka bağlanması koşullarını açıklamak gerekmektedir:

          I.YOKSULLUK NAFAKASI

4721 sayılı TMK Md. 175’te düzenlenen yoksulluk nafakası belirli şartlar dahilinde kararlaştırılan ve ödenen bir nafaka türüdür.

Yoksulluk nafakası

           Madde 175- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”

          Koşulları

a)Nafaka isteyen eş yoksulluğa düşecek olmalıdır.

Boşanma ile nafaka isteyen eş önceki durumuna göre yoksulluğa düşecek ise nafaka bağlanabilir. Geçimini mevcut mali imkanları ve çalışmasıyla sağlama imkanından yoksun olduğu düşünülen kişinin yoksulluğa düşeceği kabul edilir. Bu konuda kanun, eşler arasında kadın veya erkek olarak bir ayrım yapmamıştır. Yine çalışmayan ve herhangi bir gelir ve servetten yoksun olan eş de nafaka talep edebilir.  Nafaka talep edenin yaşam standardında görünür ve mali olarak belirlenebilir nitelikte azalma olmalıdır.

Yoksulluğa düşme halinin tespiti bakımından gerekli araştırma yapılmalı ve aşağıdaki konular incelenmelidir:

*Talep eden eşin çalışıp çalışmadığı ve düzenli bir geliri olup olmadığı,

*Düzenli geliri varsa bunun miktarı,

*Gelirin yoksulluğa düşmeyi engelleyecek düzeyde olup olmadığı,

*Gelir getiren bir işten kendi isteğiyle mi yoksa zorunluluk sebebiyle mi ayrılmış olduğu,

*Gelir seviyesinin asgari ücret düzeyinde olup olmadığı,

*Yakınlarının yardımına ihtiyaç duyup duymadığı ve onunla geçinip geçinmediği,

*Eşin mali durumunun nafaka istenen eşle aynı düzeyde olup olmadığı.

          b)Talepte bulunan eş kusursuz ya da diğer eşe göre daha az kusurlu olmalıdır.

Nafaka talep eden eş, boşanmaya sebep olan olaylar bakımından kusursuz ya da diğer eşe göre daha az kusurlu olmalıdır.

Ağır kusurlu eşin nafaka talep etme hakkı da yoktur. Boşanmada eşit düzeyde kusurlu olan eşin de koşullar mevcutsa nafaka ödemesi mümkündür.

Karşı cinsten başka biriyle yaşayan eş nafaka talep edemez.

Nafaka talep edilen eşin kusursuz olması da tek başına nafaka yükümlülüğünden onu kurtaramaz.

          c)Ödenecek nafaka miktarı bunu ödemesi gereken eşin mali gücüyle orantılı olmalıdır.

Ödenmesi gereken nafaka bakımından kendisinden talepte bulunulan eşin mali gücü de buna uygun olmalıdır. Gelir seviyesi ve ekonomik yaşam düzeyi bakımından eşit konumda bulunan eş aleyhine nafakaya hükmedilemez.

Çalışma gücü olduğu halde sırf işsiz olmak, kendi iradesiyle işten ayrılmış olmak gibi hallerde kişi aleyhine yoksulluk nafakasına hükmedilebilir.

          d)Nafaka ödenmesi için bir talepte bulunulmalıdır

Yoksulluk nafakası istem üzerine hakimce hükmedilen ve talep olmadan ödenmesine re’sen karar verilemeyen bir yardımdır. Talep miktarından fazlasına hükmedilemez ancak daha azına hükmedilmesi de söz konusu olabilmektedir.

          e)Talep yasal süresi içerisinde yapılmış olmalıdır

Talep yönüyle boşanma davası devam ederken geçerli olan süre ile boşanma kararı kesinleştikten sonra yapılan talepteki süre arasında farklar mevcuttur.

*Boşanma davası devam ederken, dava dilekçesinde, cevap dilekçesinde ya da dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında yoksulluk nafakası istenebilmektedir. İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı bakımından dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra nafaka talep edilmemiş ise tahkikat aşamasında diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah söz konusu olmadıkça nafaka talep edilemez.

*Boşanma kararı kesinleştikten sonra 1 yıl içerisinde nafaka taleplerinin ileri sürülmesi gerekir.

Boşanma yerine ayrılık kararı verilmişse yoksulluk ve iştirak nafakasına hükmedilemez.

          Yoksulluk Nafakasının Miktarı

Nafakaya diğer tarafın mali gücü gözetilerek hükmedilir. Hakkaniyet ve kişilerin mali ve gelir durumları da incelenmelidir. Talepte miktar yer almalıdır.

          Yoksulluk Nafakasının Süresi

          Yoksulluk nafakasının ödenme süresi bakımından kanun koyucu bir sınırlama yapmamış hatta madde metninde “süresiz” demek suretiyle ilanihaye nafaka ödenmesine imkan sağlamıştır.

          Yoksulluk nafakasının bu niteliği sebebiyle kamuoyunda en fazla tartışılan konuların başında olduğu ve 5-6 ay süren bir evliliğin kişinin ömür boyunca nafaka ödemesine sebebiyet verdiği ifade edilmektedir.

          Yoksulluk Nafakasının Ödenme Şekli

Nafakanın toptan ve tek seferde ödenmesine kanunda imkan sağlanmıştır ve bu şekilde ödeme, ödeme yükümlülüğü getirilen kişi bakımından kolaylık ve rahatlık sağlar.

İrat şeklinde ödeme halinde ise yaygın bir yöntem olan aralıklarla ve aydan aya yapılan ödemeyi anlamak gerekmektedir. Aralıklı ödemenin kişinin elde edeceği gelirin zamanlarına göre de belirlenmesi mümkündür.

İrat şeklinde ödeme süresiz olabileceği gibi süre ile de sınırlanabilir.

          Yoksulluk Nafakasının Azaltılması, Artırılması veya Kaldırılması İsteği

          İrat şeklinde ve peyderpey belirli aralıklarla ödenen yoksulluk nafakası, bazen kendiliğinden, bazı hallerde ise hakim kararıyla kalkar.

Taraflardan birisinin ölümü ya da kendisine ödeme yapılan kişinin evlenmesi halinde nafaka ödemesi kendiliğinden ortadan kalkmış olur.

Bazı hallerde ise nafakanın kalkması için talepte bulunmak gereklidir. Bu haller sayılıdır. Buna göre evlenme olmaksızın nafaka talep edenin evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ve gelir durumunun düzelmesi ya da haysiyetsiz yaşam sürmesi hallerinde mahkeme talep üzerine nafaka ödenmesini kaldırabilir.

Kanuna göre tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerekli kıldığı hallerde nafakanın miktarında azaltmaya ya da artırıma gidilebilir.

Bu talepler bakımından taraflara ilişkin olarak sosyo ekonomik durum araştırmaları, mevcut aylık gelir durumları, ekonomik değişime dair hususlar, enflasyon ve ekonomik diğer göstergeler, çalışma ve kazanç durumları gibi bir dizi faktörün birlikte değerlendirilmesi gereklidir.

          II. İŞTİRAK NAFAKASI

İştirak nafakası, müşterek çocuğun bakım ve giderleri bakımından velayet kendisine verilmeyen eşin velayetin tevdi edildiği eşe yaptığı düzenli bir ödemeyi ifade eder. Velayeti alan eş, çocuk adına bu nafakayı talep eder. İştirak nafakası TMK Md. 182’de düzenlenmiştir.

Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları

1. Hâkimin takdir yetkisi

Madde 182 – Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

(Ek ikinci fıkra:24/11/2021-7343/37 md.) Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.

Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.”

İştirak nafakasına ilişkin hükümler çocuğun üstün yararı ve korunması bakımından kamu düzeninden olup, mahkemece re’sen gözetilmelidir.

          Nafaka Yükümlüsü ve Alacaklısı       

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn nafaka ödemekle yükümlüdür. Diğer ebeveyn de velayet kendisinde olan kişi olarak nafakayı alan kişidir. Çocuk adına bu nafaka talep edilir ve alınır. Nafakanın bu anlamda hak olarak doğması için müşterek çocuk var olmalı ve çocuk boşanma ile son bulan evlilikten edinilmiş olmalıdır.

Çalışmayan, düzenli geliri olmayan ve malvarlığı da bulunmayan ebeveyn iştirak nafakası ödemekten sorumlu tutulamaz. Ödeme gücü bulunmaması sebebiyle iştirak nafakası talebinin bütünüyle reddi de hukuka uygun değildir.

          Nafakanın Başlangıcı ve Süresi          

          İştirak nafakası, boşanma kararının kesinleşmesiyle ödenmeye başlanan ve kural olarak çocuk ergin oluncaya kadar ödenen bir nafakadır.

Ergin olan çocuk eğitimine devam etmekte ise eğitim (yardım nafakası) nafakası olarak da bu nafakanın devam etmesi söz konusu olur (TMK Md. 328/2).

Dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilemez.

Ayrılık halinde iştirak nafakasına hükmedilemez.

Yargılama süresince tedbir nafakası, hüküm kesinleştikten sonra iştirak nafakası ödenmesi gerekir.

Boşanmanın bir sonucu olarak ortaya çıkan iştirak nafakasında, boşanma gerçekleşmemişse ve reddedilmişse iştirak nafakasına da hükmedilemez.

          Nafakanın Belirlenme Kriterleri ve Miktarı

          Nafakanın belirlenmesinde velayetin verildiği eş ile diğer eşin mali durumu, çocukların ihtiyaçları dikkate alınır. Nafaka ödemesi talep edilen eş çalışamayacak durumda ise düzenli bir gelirden de mahrumsa nafaka ödemesi istenemez.

Nafakanın tayininde, ödeme gücü, çocuğun bakım ve giderlerine dair gereklilikler gözetilir. Çocuğun düzenli bir geliri varsa bu da dikkate alınır.

Nafaka miktarı çocukların yaşına eğitimlerine, bakımlarına ve diğer kriterlere göre belirlenir.

Nafaka her ay peşin olarak ödenir (TMK Md. 330/2).

Durumun değişmesine göre hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK Md. 331/1).

Sosyo ekonomik durum araştırması yapılmadan iştirak nafakasına hükmedilmemelidir.

Nafakanın artırılması yönünde bir talep yoksa nafakanın artırılmasına karar verilemez.

Nafaka miktarı net olmalı ve çocuklar bakımından ayrı ayrı belirlenmeli ve kararda karmaşa söz konusu olmamalıdır.

          Velâyetin Değiştirilmesi Talebiyle Birlikte İstenen İştirak Nafakasında Yargıtay Uygulaması

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, velayetin değiştirilmesi ve iştirak nafakası talebinde bulunabilir. Bu durumda velayetin kendisine verildiği eş lehine iştirak nafakasına hükmetmek gerekecektir.

Velayetin değiştirilmesi kararının kesinleşmesinden itibaren velayet kendisine bu kararla verilen ebeveyn lehine iştirak nafakasına hükmetmek gerekmektedir.

          III. TEDBİR NAFAKASI

Tedbir nafakası, boşanma davası süresince hükmolunan nafakayı ifade eden ve bu süreçte yoksulluk ve iştirak nafakasının yerine geçen bir nafaka türüdür. Hakimin boşanma davası süresince eş ve çocuklar açısından belirlediği nafakaya tedbir nafakası denilmektedir.

Tedbir nafakası duruma göre azaltılabilir ayda artırılabilir. Açılan boşanma davası süresince geçerli olan nafakaya tedbir nafakası denilmektedir.

Ayrı yaşanılan dönemde de tedbir nafakasına hükmedilebilmektedir.

Tedbir nafakası, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte eş için yoksulluk nafakasına ve çocuklar için de iştirak nafakasına dönüşür.

Boşanma kararının kesinleşmesiyle tedbir nafakası sona erer.